27 Eylül 2010 Pazartesi

Her yerimiz Rengarenk :)


Bu aralar Ece bir tuttu Sertab Erener'in Rengarenk şarkısını, yatıyoruz Rengarenk kalkıyoruz Rengarenk hatta sabahın 05:00 inde uykudan uyanıp Rengarenk sayıklıyor benim fındık kurdum. Daha önce duyardım "ay bizim oğlan yada bizim kız bu şarkıdan başkasını dinlemiyor gına geldi" filan diye bizim de beynimizin bütün kıvrımları çık çıkı çık çıkı dans ediyor.

Daha Ece hadi babayla gezmeye gidiyoruz gel seni giydiriyim kızım diyorum hemen en sevinçlisinden bir çığlık anneee yengayenkk yengayenkk :))

Sertab bile bu müziği bu kadar dinlememiştir :) bir de kalkıp dans edişi var ki bir türlü videoya çekemedim öyle çok fıkır fıkır değil ama harika hareketler yapıyor :)

Vesselam geçici dönem diye bizde mutlu mesut babasıyla beraber eşlik edip dans ediyoruz :)
Bakalıım ne kadar sürecek..
Şu aralar bir dillendi bir akıllandı 2.yaşımıza az kala beni de doğumgünü telaşı sardı şimdiden başladım planlara menülere :) Cimcimemiz biraz da 2 yaş sendromuna dalıyor yavaş yavaş hadi hayırlısı..

22 Eylül 2010 Çarşamba

Süper bir çanta fikri !!


Beni tanıyanlar bilir benim için çanta demek yaşam demektir :)) Çok fazla sayıda çantam olmasına karşın hala durmadan alıyorum her seferinde de kendimi ikna ederek :) bak bu sefer bir müddet almıycam,ama bu rengim yoktu yada bu şekilde yoktu diyerek ...

Yine de inanılmaz derece çanta düşkünlüğüm var her renk her çeşit beni al beni al diye bağırıyor bana :)


Bu sefer kendim yaptım meşşşhurr Martha Stewart teyzemiz programında yapmıştı bende maillerimi temizlerken videoyu buldum ve hemen denedim harika oldu tek üzüntüm neden koca yaz geçti ve ben bu çantayı kullanamadım :((


Linki burada mutlaka deneyin bayılacaksınız..

21 Eylül 2010 Salı

Ece Pazarcı oldu :)

Kızımla ne zamandır aklımda olan bir oyun oynadık.Sebze ve meyveleri daha da iyi tanıması ve pazar manav olayını kurgulaması açısından çok iyi oldu.Hem eğlendi hem öğrendi.
Pazartesi pazara çıktığım bir günün akşamı salona tezgah kurduk :))
Bir tarafa sebzeleri bir tarafa meyveleri dizdim.Boya katalogu tarzında önden arkaya doğru bakılan bir sebze kartonumuz vardı onu da çıkarıp kart kart yararlandım.Tabi bizim üzümcü Ece birkase üzümü yedi :))))) biz de kalan üzümler,meyveler ve sebzelerle oynadık.

Karşılıklı alışveriş yapmak çok keyiflydi.

Pazarcı teyze 1 kg elma kaç para diyorum; Pazarcı teyzeden gelen cevap biiiiirrrr anlayacağınız pazar çok uygundu :))))


18 Eylül 2010 Cumartesi

Güzel kuzumuz ameliyat oldu

Canım kızımın ameliyatı çok iyi geçti .Ancak fırsat bulup yazabildim 3 gündür evde yoktum bu aralar ananem biraz rahatsız onu ziyaret ettik Ece için de değişiklik oldu.
Artık Ece'nin gözlerinin dışa kaymasını bekleyip sonucu göreceğiz tabi 6 ay içinde.Umarım bu son ameliyatı olur.Güzel meleğim ameliyathaneye girerken çok korktu anestezistin kucağına verdiğimizde "Anne hayırr hayırr " diye içeri gitmesi bizi üzüntüden bitirdi : (((( malum çok ağladım eşimde bende çok kötü olduk hem küçük olması hem narkoz olayı hem annelik babalık duyguları karmakarışıktık.
Hep daha kötüsü de olabilirdi diye düşündüm ve sakin olmaya çalıştım nihayetinde çok daha büyük ameliyatlar geçiren veya Allah korusun hayatlarını kaybeden bebekler çocuklar var.Çok acı ama yapacak birşey yok maalesef.
Ameliyattan sonra gözleri bandajlı çıktı ve ertesi güne kadar öyle kaldı. En üzüntü veren durum ise çok susayıp anne su suu dediği halde aşkıma su verememekti tabi kıyamayıp pet şişenin kapağında 1-2 yudum su verdik ve 2 saat oyaladım zaten kucağımda uyuyakaldı. O kadar içim acıdı ki anlatamam :( sonra kalkınca meşhur üzümcü kuzuma önce yoğurt sonra üzüm yedirdik.
Sonra kuzum bir güzel uykuya daldı ve sabaha karşı 04:00 te kalkıp "anne aşanşürr aşanşür" diyerek beni güldürdü gittik asansöre binip 1-2 kat inip çıktık cingöz asansörün kapısının kapanma sesini duyunca "Ece deldi " (yani geldi) deyip gülüyor bu arada gözleri bantlı :)) bu çocuklar bir alem. Biraz oynayıp odamıza döndük.Bantlarını açmaya çalışınca "annecim bantlarını biz açmıycaz doktor teyze açıcak" deyince anladı bebeğim ve bir daha ellemedi.

Tek kötü tarafı zaten bu kadar doktora gidip gelmekten doktor ve hemşire fobisi olan kızımın korkusu bir kat arttı sert bir yatağa yatırdığımızda kendisini sedyede sanıp hala uykusundayken bile birden bire bağırmaya başlayıp "abiii hayıırr hayıırr bitti anne hayırr" deyip duruyor bizde babasıyla kucağımıza alıp sakinleştiriyoruz bizim yanımızda olduğunu anlayınca tekrar uykuya dalıyor.Çok sıkıntılı bir durum umarım zamanla geçer eğer biraz daha devam ederse bir pedagogla konuşmayı düşünüyorum.

Bu arada yan yatakta yatan bebeğin sesini duydukça o tarafa bakarak kardeşş kardeşş demesi bizi çok güldürdü.Gözler kapalı ama kulaklar radar gibiydi :) özellikle hemşirelerin sesine karşı :)
Neyse iyi kötü bunu da atlattık allaha şükür şimdi göz kapama ve gözlüğe devam.
Bizim gibi ailelere sonsuz sabırlar ve şifalar diliyorum.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Meleğim yarın ameliyat oluyor


Hayırlısıyla Ece'miz bebeğimiz yarın saat 14:00 gibi ameliyata girecek.Hem korku hem üzüntü hem de sevinç duygularını nasıl insan bu kadar içiçe yaşayabilir :(( kızımın iyiliği ve sağlığı için olucak biliyorum ama yine de inanılmaz korkuyorum.Allah'ım sen bebeğimizi koru ve yardım et lütfen.

Sersem gibiyim saatler geçiyor ve biraz daha stres oluyorum biraz sakin düşünmem gerek tabi ki biliyorum yarın en güzel şekilde kızım bu ameliyatı atlatıcak ve işte bizim bayramımız o zaman başlayacak.Anne olunca evladının ağırlığı çok başka herkese hatta kendine bile 1 kez üzülürken veya merak ederken kuzunu bin kez veya milyon kez merak edip üzülüyorsun :(( tarifi yok bu sevginin.Resmen içim sıkışıyor.Aynı şekilde Sonat ta öyle.Kimbilir daha kötü durumda olanlar veya daha zor ameliyatlara çocuklarını gönderen anne babalar neler hissediyor Allah yardım etsin gerçekten.Neyse bugün yazacak durumda değilim.


Sadece kızımı canımdan bile çok seviyorum ve Allah'a emanet ediyorum.

İyi haberlerle dönmek üzere hoşçakalın...

1 Eylül 2010 Çarşamba

Ameliyatımız haftaya kaldı !

Herşey kısmet bu hayatta aylardır maaşallah ateşlenmeyen Ece dün Cerrahpaşa'ya anesteziste muayene olmak için giderken ateşlenmeye başladı ,sabah çok az ellerinde var gibi geldi dedik ki herhalde sıcaktan.Gittik tüm tahlilleri yaptırdık röntgeni filan çekildi.O sırada Ece'nin ateşi yükselmeye başladı.Anestesi doktoru Ece'yi muayene etti ve eğer ateşi yükselmezse Perşembe saat 14:00 ye randevu verdi yok eğer artarsa haftaya Salı günü yaparız dedi.Dün eve geldiğimizde 39,5 derece olan ateşini hemen banyo ve ateş düşürücülerle düşürdük ama gece 23:30 gibi tekrar 39,5 dereceye çıkınca bize yine Acil yolları gözüktü :( malum şu havale olayından beri bir kat daha telaş yapıyoruz :(((( yavrum yine hastane+banyo+doktor +hemşire+muayene derken çok ağladı.Saat 01:15 e kadar hastanedeydik boğazında hafif kızarıklık varmış ateşimiz düşünce eve geldik.Yani ne diyim artık herşey gerçekten kısmet o kadar dua ettim ne zaman hayırlıysa o zaman olsun Allah'ım diye sanırım bunda da bir hayır var.Sonat'la konuşup haftaya Salı'ya erteleticez.Çünkü narkoz alacağı için ateş durumunun olmaması gerekiyormuş zaten yüreğimizde elvermiyor vücudu birşeyle boğuşuyorken ameliyat ağır gelebilir.Halamın kızı eczacı bu aralar bir salgın varmış yine aman dikkat edin birden başlayan yüksek ateş ve boğaz enfeksiyonu oluyormuş.
Ameliyat gerginliğinin ve stresinin yerini hastalık aldı o kadar sıkılıyoruz ki anlatamam tam hadi az kaldı şu ameliyatı atlatadım derken 1 hafta daha var şimdi,tabi ki hayırlısı neyse o olsun inşallah.Bu aralar bloguma kızımdan başka hiçbir yazı veya başka birşey ekleyemiyorum biraz daha ekleyemiycem sanırım herşey meleğim için :) napalım şu ara varsa yoksa aşkımız kızımız bir iyi olsun başka birşey istemiyoruz.

Ece'yi merak eden arayıp soran yorum bırakan tüm arkadaşlarıma ve blog dostlarıma çok teşekkürler.. hepinizi öpüyorumm

Biraz Ece galeri yapalım aşağıya buyrun :)

Pages